Aşık Veysel

Aşık VeyselOzan geleneğinin anadoluda çok önemli bir yeri vardır. Aşık Veysel bu geleneğin son dönemlerdeki en büyük temsilcilerinden biri olmuştur. Ahmet Kutsi Tecer sayesinde tanıdığımız Aşık Veysel’in ezgilerine kısa sürede bağlanmışızdır. Kullandığı dil sade ve güzel olması itibariyle Türk dili ve edebiyatı açısından önemlidir. Ayrıca ozanlık geleneğinin yeniden canlandırılmasına da büyük katkı sağlamıştır.

Asıl adı Veysel Şatıroğlu olan Aşık Veyse 1894 Sivas Şarkışla doğumludur. Alevi kültüründe çok önemli bir yer tutan ozanlık geleneği kendisini de etkilemiştir. Çocukluğunda yöresinde yaygınlaşan çiçek hastalığla kız kardeşleri hayatını kaybetmiştir. Kendisi de bu hastalıktan gözlerini yitirmiştir. Hayata sazıyla tutunmaya devam ederken birçok güzel deyişi bizlere kazandırmıştır. Bağlamayı ona babası gözlerini kaybettikten sonra oyanması için almıştır. Çeşitli yerlerde çaldığı bağlamasıyla Ahmet Kutsi Tecer Sivasta maarif görevinde bulunurken onu bir şairler gecesinde tanımıştır.

Aşık Veysel kök enstitülerini dolaşarak saz dersleri vermiş, bu vesileyle de bütün anadoluyu dolaşmıştır. Eşi tarafından terk edilmesi, küçük çocuklarıyla beraber çaresiz orta kalmasıyla birlikte çiçeli bir hayat süren bu ozanımız birçok güzel eser bırakmıştır. Türk dili ve edebiyatı açısından Aşık Veysel deyişleri çok önemlidir.

Aşık Veysel şiirlerinde hem keder hem umut bir arada başarıyla işlenmiştir. Çok yalın kullanılan temiz Türkçe’de dil olanakları başarıyla kullanılmış ve şiirlerde başarılı imgelere yer verilmiştir. 1973 yılında 78 yşaında vefat eden bu sanatçımızın deyişlerini daha sonra gelen birçok türkücü seslendirmiştir. Halen Sivas’ta onu anma etkinlikleri ölüm yıl dönümünde düzenlenmektedir.

Yorum YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 2 =