Devletin Yurttaşlarına Karşı Sorumlulukları

Devletler bir ülkede yaşayan bireyler tarafından kurulan idari teşkilatlardır. Yurttaşların devlete olduğu gibi devletin de yurttaşlarına karşı sorumlukları vardır. Bu yazıda devletin yurttaşlarına karşı sorumlulukları nelerdir konusuna değineceğiz.

Bir devlet yurttaşlarına karşı bu sorumlulukları yerine getirdikçe görevini yerine getiren meşru bir devlet haline gelir. Bu görev ve sorumluluklar yerine gelmediği zaman ise devlet idaresine eksiklikler vardır demektir.

Esas olan insanları insan onuruna uygun bir şekilde yaşatmaktır. Devletlerin var olmalarının ana nedeni de budur. İnsan onuruna uygun yaşam, insan haklarına riayet edilen bir düzende mümkündür.

Devletin yurttaşlarına karşı sorumlulukları

Devletin Yurttaşlarına Karşı Görev ve Sorumlulukları

Devletin yurttaşlarına karşı sorumlulukları maddeler halinde şöyle sıralanabilir:

  • Bütün yurttaşların can ve mal güvenliğini tesis etmek
  • Sınır dışından gelecek tehdit ve saldırılara karşı sınır güvenliğini sağlamak
  • Suça karşı hukuk ve kolluk gücüyle mücadele ederek suçsuz insanları korumak
  • İnsanlar arasındaki uyuşmazlıklarda hukuku işleterek adaleti sağlamak
  • Her insanın temel hak ve hürriyetlerden yararlanmasını tesis etmek
  • Yurttaşlardan toplanan vergileri yurttaşların yararına olacak şekilde kullanmak
  • Yurttaşlar arasında hiçbir ayrımcılığa izin vermemek
  • Güçlünün zayıfı ezmesine engel olmak
  • İnsanların sosyal ve ekonomik refahını yükseltmeyi hedeflemek ve bu amaçla çalışmalar yapmak
  • Kişilerin tek başına yapamayacağı alt yapı çalışmalarını yapmak
  • Yurttaşlar arasında örgütlenme ve organizasyon sağlamak

Bu sorumlulukları daha geniş de tutabiliriz. Yani daha detaylı bir şekilde açabiliriz. Örneğin alt yapı çalışmalarına yollar, köprüler, havaalanları inşa etmek örnek gösterilebilir. Ya da temel insan haklarından yararlanmak konusuna hastane açmak ve burada çalışacak doktorları yetiştirerek sağlık hizmeti sunmak örnek gösterilebilir.

Yurttaşlar Açısından Devletin Önemi

Türkler teşkilatçı ve devletçi bir toplum olduğundan Türk kültüründe devlet kutsaldır. Bunun tarihsel ve siyasi birçok nedeni vardır. Ancak dünya tarihine baktığımız zaman devletin zaman içerisinde bir ihtiyaç sonucu ortaya çıktığı gözlenecektir.

İhtiyaçlara göre şekillenen devletler zamanla şekil değiştirmiş ve devlet yapısı zamana uygun olarak gelişim göstermiştir.

Devlet insanların üzerinde uzlaştığı otoriteye verilen addır. Örneğin devletin kullandığı kolluk gücü olan asker ve polislerin meşru ve yasal olduğunu devletin idari sınırlarında yaşayan herkes kabul eder. Ya da devletin çalıştırdığı mahkemenin kararları yine herkesi bağlar.

Bu açıdan bakıldığı zaman devlet yurttaşlar arasında bir hakem görevi görmektedir. Eğer devlet olmazsa vatandaşlar arasındaki hiçbir sorunda bir otorite bulunmaz ve herkes kendi adaletini kendi sağlamak zorunda kalırdı. Bu da kaosa ve karmaşaya neden olurdu.

Devletin olması demek bir otorite altında düzenin kurulması ve insanların bir düzen içerisinde yaşaması demektir. Bu düzenin varlığı birçok açıdan yurttaşların yararınadır.

Tags:

Yorum YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × five =