Difüzyon

Ortamlar arasında enerji harcanmadan kendiliğinden madde geçişi olmaktadır. Bu geçiş su geçişiyse buna osmoz denir. Eğer diğer maddeler geçiyorsa buna da difüzyon denmektedir. Difüzyon bir maddenin yüksek yoğunluklu ortamdan düşük yoğunluklu ortama geçmesine verilen isimdir.

Difüzyon maddenin boşluğu doldurma eğiliminden ileri gelmektedir. İki ortam arasındaki yoğunluk eşit olunca difüzyon durur. Gaz ve sıvı maddeler akışkan özellik gösterir. Yani sıvı ve gaz maddelerde moleküller arasındaki çekim kuvveti daha azdır. Kütle çekimin etkisiyle madde boş alana doğru hareket edecektir.

Difüzyon Özellikleri

Kainatta sürekli difüzyon gerçekleşmektedir. Bu sayede ortamlar arasındaki denge sağlanmaktadır. Çaya şeker attığımızda her tarafının tatlanması difüzyon sayesinde olmaktadır.

Difüzyon hızına etki eden faktörler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi iki ortam arasındaki yoğunluk farkıdır. Eğer yoğunluk farkı fazla ise difüzyon hızı da yüksek olmaktadır. Ortamlar arasındaki yoğunluk farkı düşünce difüzyon hızı da düşer. Yoğunluklar eşit olunca difüzyon da durur.

Difüzyon hızını etki eden faktörlerden biri de sıcaklıktır. Sıcaklık yükseldikçe moleküllerin kinetik enerjisi artmaktadır. Bu nedenle sıcaklık arttıkça difüzyon hızı da artacaktır.

Ayrıca ortamları ayıran zarın içerdiği moleküller de difüzyon hızına etki etmektedir.

Difüzyon hızına etki eden faktörler şöyle sıralanabilir:

  • Akışkanlık derecesi
  • Molekül büyüklüğü
  • Ortamlar arasındaki yoğunluk farkı
  • Zarlı ortamda zarın geçirgenliği
  • Sıcaklık

difüzyon

Difüzyon Biyoloji

Difüzyon olayı biyoloji açısından çok önemlidir. Çünkü canlılardaki birçok madde geçişi difüzyon sayesinde olmaktadır. Difüzyon ile enerji harcanmadan madde geçişine pasif taşıma denmektedir.

Difüzyon sayesinde doku ve hücreler arasında birçok maddenin geçişi enerji harcanmadan gerçekleşmektedir. Örneğin soluk alma sırasında ciğerlerimiz oksijence zengin havayla dolmaktadır. Akciğer kılcallarında ise oksijen oranı daha düşüktür. Bu geçişin sağlanması ile kana oksijen geçişi olmaktadır. Tam tersi olarak da dışarıya verilecek havaya ise karbondioksit geçişi olmaktadır.

Biyolojide genellikle yarı geçirgen zar problemlerinde difüzyon ile karşılaşırız. Mikro moleküller difüzyonla çok olan yerden az olan yere doğru geçiş yapar. Ancak zardan geçemeyen maddelerin difüzyonu gerçekleşmez.

Difüzyon Örnekleri

Yüzde 25 tuz içeren bir hücreyi yüzde 50 tuz içeren bir çözeltiye koyarsanız hücrede tuz yoğunluğu artar. Çünkü hücre dışarıdan tuz alır. Buna karşı hücre su kaybeder. Tam tersi bir durumda ise hücre su alıp şişer ve hücredeki tuz oranı düşer.

Madde geçişine difüzyon, suyun geçişine ise osmoz denmektedir. Buna dikkat etmek gerekir. Canlı hücrelerde gerçekleşen difüzyon örnekleri şöyle sıralanabilir:

  • Oksijenin akciğerde kana geçmesi
  • Kandaki karbondioksitin dışarı verilmesi
  • Bitki hücrelerinde gaz alış verişi
  • Doku ile hücre arasındaki yoğunluğun eşitlenmesi
  • Sindirim ürünlerinin bağırsakta yayılması
  • Hücrede yoğun olan bazı atıkların dışarı atılması

Ayrıca canlı olmayan ortam için de çeşitli difüzyon örnekleri verilebilir:

  • Tütsü ve sigara dumanının odaya yayılması
  • Çaya atılan şekerin çay içinde dağılması
  • Odaya sıkılan parfümün kokusunun yayılması
  • Suya atılan boyanın su içinde dağılıp yayılması

Difüzyon tıp bilimi için de önemli bir kavramdır. Basit difüzyon teknolojisi sağlıkta kullanılmaktadır. Diyaliz makinesinde kandaki atıkların kandan uzaklaştırılması difüzyon mantığıyla yapılmaktadır.

Yorum YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × 5 =