Feodalite Nedir?

Tarihi iyi anlamak için bazı kavramları iyi bilmek gerekir. Avrupa tarihini ve Türklerin Avrupa ile ilişkilerini iyi anlamak için feodalite kavramını iyi bilmek gerekir. Bu yazıda feodalite nedir öğrenmeye çalışacağız.

Orta Çağ Avrupa tarihini büyük ölçüde etkilemiş; siyasal, sosyal, ekonomik ve askeri sonuçları olan ve soyluların egemen olmasına dayanan sınıflı yapıya feodalite ya da feodalizm denir.

Bu geniş tanımdan feodalitenin ne kadar önemli olduğunu çıkarabiliriz. Gerçekten de Avrupa’nın aydınlanması ve gelişmesi feodal sistemin yıkımıyla paralellik göstermiştir.

Feodal kelimesi Latincedeki “feudum” ifadesinden gelmektedir. Bu da hizmet karşılığında verilen arazi demektir.

Feodalizme Türkçe bir tabirle derebeylik sistemi de denmektedir. Bu yapının başında olan feodal kişiye ise derebey denir.

Feodalite nedir

Feodalite Nasıl Kurulmuştur?

Feodalitenin nasıl ortaya çıktığını anlayabilmek için nasıl bir yapıya sahip olduğunu bilmek gerekir. Feodal sistemin ana özelliği merkezi otoritenin güçlü olmamasıdır. Yerel feodal beyler yani derebeyler (senyörler) kendi başlarına hareket etme konusunda güç sahibidir.

Büyük Roman İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Avrupa’da baş gösteren gerilemenin bir sonucu olarak yerel örgütlenmeler güç kazanmıştır. Özellikle can ve mal güvenliği endişesi taşıyan köylüler kendilerinden daha güçlü olan zengin Lordların egemenliğine girmiştir.

Büyük şato ve kalelere sahip lordlar yeri geldiğinde merkezi idareye baş kaldırabilmektedir. Kendisine bağlı köylüleri köle olarak kullanmakta da serbesttir. Bu durum toplum ile merkezi idarenin ilişkisinin kopuk olmasına yol açmıştır.

Bunların ötesinde feodal lordlar zaman zaman merkezi krallıkların egemenliğini tanımamıştır. Bu da Avrupa’da siyasi ve askeri istikrarı çok zor hale getirmiştir.

Feodal Sistemin Zararları

Feodalite 6 – 7 yüzyıl boyunca Avrupa’da ciddi sorunlara neden olmuştur. Bu zararları maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz:

  • Merkezi otorite sağlanamamıştır. Devlet otoritesi zayıflamıştır.
  •  Siyasi birlik kurulamamıştır.
  • İç savaşlar yaşanmıştır.
  • Lordlar ve derebeyler halkın ezilmesine neden olmuştur.
  • Malikanelere kapanan halk arasında etkileşim azalmıştır.
  • Üretim ve üretim geri planda kalmıştır.
  • Halk fakir kalmıştır.
Feodaliteyle uğraşan Avrupa uzun bir süre zayıf kalmıştır. Bu durum Osmanlı Devletinin Avrupa’da yayılmasına olanak sağlamıştır.

Feodalitenin Sona Ermesi

Aslında feodalite Avrupa’nın her yerinde aynı şekilde yaşanmamıştır. Egemenliğin karmakarışık olduğu bu sistem Avrupa’ya bir anda yerleşmediği gibi Avrupa’dan da bir anda kalkmamıştır.

Avrupa’da skolastik düşünce yerini aydınlanmaya bırakınca zamanla feodalite de kalkmıştır. Ancak feodalizmin yani derebeyliğin tam olarak kalkması sanayi devrimiyle olmuştur. Sanayi devrimi tarımın yerine sanayiyi koyunca köye egemen senyörler ayrıcalıklarını kaybetmiştir.

Ayrıca kapitalizm etkisiyle ortaya çıkan yeni ekonomik ilişkilerde de feodal sisteme yer kalmamıştır.

Ateşli silahların yaygın olarak kullanılması  da Avrupa’da merkezi devletlerin güçlenmesine olanak sağlamıştır. Bu da kalelerine sığınan senyör ve lordların zamanla merkezi yönetime boyun eğmesine olanak sağlamıştır.

Feodal sistemin yıkılması bir anda olmamıştır. Kademeli bir şekilde bu sistem Avrupa’dan kalkmıştır. Ancak günümüzde dahi geri kalmış toplumlarda çeşitli feodal yapıların kurulduğunu görebilmekteyiz.

Yorum YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

two × five =