Gutenberg Neyi İcat Etti?

Batıda Rönesans döneminde müthiş bir aydınlanmanın başlaması ve bunun birçok ayrı alana yayılmasında etkili birçok faktör bulunmaktadır. Ayrıca bunun için öncü olmuş sayısız bilim insanı, sanatçı ve mucit vardır. Bunlardan biri ise Johannes Gutenberg’tir. Bu yazıda Gutenberg neyi icat etti açıklayacak ve onunla ilgili önemli bilgiler vereceğiz.

Gutenberg matbaanın mucidi olarak bilinmektedir. Alman mucit Johannes Gutenberg, hareketli bir basım yöntemi geliştirdi ve 1456 yılında meşhur 42 satırlık incili bastı. Harika bir baskı örneği olan bu kitap 643 yapraktır. Her sayfa iki 2 sütun şeklinde 42 satır bulunmaktadır.

Johannes Gutenberg 1395 dolaylarında, Almanya’nın Mainz kentinde doğdu. 1438’de baskı ile ilgili denemelere başladı. 1450’de maddi olarak Johann Fust tarafından desteklendi. Ancak Fust’un  sabırsızlığı ve diğer faktörleri Gutenberg’in kuruluşta birkaç yıl kaybetmesine neden olacaktı.

Gutenberg’in başyapıtı ve Avrupa’da hareketli basım tekniğiyle ilk kitap, 1456’da tamamlanan “Kırk İki Hatlı” İncil’dir. Gutenberg, 1468’de Mainz’de öldü.

Gutenberg neyi icat etti

Benzer yazılar:

El Cezeri neyi icat etmiştir?

Marconi neyi icat etmiştir?

Johannes Gutenberg Kimdir?

Mainz’de tüccar bir ailenin çocuğu olarak doğan Gutenberg’in hayatı hakkında elimizde çok az bilgi bulunmaktadır. 1395 yılında doğması bir tahmine dayanmaktadır. Ancak onun hareketli basım tekniğini geliştirmesi ve Avrupa’da kitap basımına yeni bir soluk getirmesi Avrupa’da okumayı ve yayını inanılmaz derecede etkilemiştir.

Yerel kayıtlar gösteriyor ki Gutenberg kuyumcu çırağı olarak işe başlamış ve bir süre kuyumculuk yapmıştır. Yine bilinen kaynaklar ailesinin orta üst sınıftan köklü bir aile olduğunu göstermektedir.

Mainz’de 1428’de soylu sınıfa isyan eden bir ayaklanma başladığında, Johannes Gutenberg’in ailesi sürgün edildi ve şu anda Fransa’nın Strazburg kentine göçtüler. Baskı tekniğini Gutenberg burada geliştirecekti. Zaten kitap yapma işine aşina olan Gutenberg, küçük metalle baskı tekniğini geliştirdi. Baskı için komple ahşap blokların oyulmasından çok daha pratik olan bu yöntemde her tuş bir harf veya karaktere denk geliyordu.

Hareketli baskı tekniğinin Asya’da yüzlerce yıl önce keşfedildiği düşünülmektedir. Ancak Gutenberg bu sistemi çok daha geliştirdi ve üretimi kolay hale getirecek metal alaşımlar kullandı.

Finansal Zorluklar

1448’de Johannes Gutenberg, Mainz’e geri döndü ve 1450’de bir matbaa işletmeye başladı. Kendi geliştirdiği yöntemi uygulamak için bazı pahalı alet ve ekipmanlara ihtiyaç duyuyordu. Ancak bunu karşılayacak bütçesi olmadığından bölgedeki zengin birinden ona yatırımcı olmasını istedi ve borç aldı. Johann Fust’tan alınan borç 1952’ye kadar ödenemedi ve Gutenberg Fust’u kendine ortak eden yeni bir anlaşma yaptı.

Ancak tekniğin geliştirilmesi ve bundan para kazanmak zaman alıyordu. Böylece Fust bu durumdan memnun kalmadı ve verdiği parayı geri almak için Gutenberg’e dava açtı. Mahkeme kayıtları net olmadığı için sonraki süreçte neler yaşandığı çok bilinmemekle birlikte 1455 sonunda gelen meşhur Gutenberg İncili baskısının bu mahkeme sürecine yakın olduğu düşünülmektedir.

Sonunda Fust mahkemeyi kazandı ve İncillerinin üretimi de dahil olmak üzere Johannes Gutenberg’in basım işinin büyük bir kısmını devraldı. Fust’un yargılama sırasında aleyhinde ifade veren kayınpederi Peter Schoeffer da iş ortağı olarak Fust’a katıldı. İncil’e ek olarak, Gutenberg’in diğer büyük başarısı da, Fust’a anlaşmanın bir parçası olarak verilen Zebur basımıydı.

Zebur, yüzlerce iki renkli ilk harfle ve tek bir metal blokta birden fazla mürekkeplenmeyi temel alan ustaca bir yöntem kullanarak hassas kaydırma kenarlıklarıyla süslenmiştir. Daha sonra çıkan bir kitapta matbaacıların isimleri Fust ve Schoffer olarak görülmektedir ancak tarihçiler, bu kadar üstün teknik içeren baskının bu ikisi tarafından geliştirilemeyeceğini, Gutenberg’in ikili için çalışmaya devam ettiği görüşüne inanmaktadır.

Gutenberg’in Son Yılları

1462 yılında, Mainz kentinin kontrolü konusundaki bir anlaşmazlıkta Başpiskopos II. Adolph tarafından görevden alındı ve Fust ve Gutenberg’in matbaa şirketi imha edildi. Yaşanan bu gelişmeler üzerinde şehirdeki baskı işinden anlayan herkes göç ederek Avrupa’nın çeşitli yerlerine dağıldılar. Bu da tekniğin bütün Avrupa’ya hızla yayılmasına olanak sağladı.

15. yüzyılın sonralarına gelindiğinde artık Avrupa’da 1000’den fazla matbaa makinesi bulunuyordu. Baskı tekniği yayılmış ve kitap üretimi inanılmaz bir boyut kazanmıştır.

Gutenberg Mainz’de kaldı, ama bir kez daha yoksulluk içine düştü. Başpiskopos 1465 yılında kendisine Hofmann unvanını vermiştir ve bu hizmet sunulan hizmetler için maaş ve ayrıcalıklar sağlamaktadır. Gutenberg birkaç yıl boyunca basım faaliyetlerini sürdürdü, ancak basımlarından hiçbirine adını yazmadığı için gerçekte ne yayınladığına dair çok az kanıt bulunmaktadır.

Johannes Gutenberg’in sonraki yıllarının kayıtları onun ilk hayatı kadar belirsizdir. Hayatının son yıllarına kadar Mainz’de yaşadığı düşünülmekte ve son dönemlerde de kör olduğu rivayet edilmektedir. Gutenberg 3 Şubat 1468 tarihinde vefat etti ve Eltville kasabasında bulunan Fransisken manastır kilisesine defnedildi.

Tags:

Yorum YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nine − two =