Malazgirt Meydan Savaşı ve Önemi

malazgirt meydan savaşı

Malazgirt Meydan Savaşı’nın Türkiye ve Türk tarihi açısından çok önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu savaşın nasıl ve neden gerçekleştiği hakkında ise hepimizin malumatı yok. Şöyle ki Türklerin Malazgirt Meydan Muharebesi’nden önce de Anadolu’ya geldikleri sanılmaktadır. Ancak son yıllarda popüler olan bu söylemin aksine tarihçiler 1071 yılının gerçekten de bir devrim olduğu konusunda hemfikirdirler. Çünkü bu yılda yaşanan galibiyet sonrasında Anadolu’ya gelen Türk nüfusu epeyce artmış ve Anadolu Türk tarihi kesin olarak başlamıştır. Türklerin Anadolu’ya gelmesi ise başka bir Türk devleti olan Gaznelilerle yaşanan sıkıntılar sonucunda gerçekleşmiştir. Türkler Anadolu’ya girmeden önce burada daha önce yaşamakta olan Ermeniler, Kürtler gibi kavimlerle de çeşitli çatışmalarda bulunmuşlardır. O dönem Bizans Anadolu’nun büyük bir kısmına hakimdir.

Bizans tahtına oturan Romen Diyojen (Romanos Diogenes) Suriye ve Azerbaycan bölgelerindeki Müslüman varlığından rahatsızlık duymaktaydı. Bizans ile diğer boylar arasında çeşitli çatışmalar yaşanmış olsa da net bir sonuç alınamamıştı. Diyojen’in planı büyük bir orduyla Anadolu’daki hakimiyeti ve komşu yerlerdeki Müslüman topraklarını ele geçirmekti. Öyle ki bu topraklara çeşitli valiler atamayı ve camiler yerine kiliseler açma planlarından da geri durmamıştı. Bu amaçla topladığı büyük orduda Frenkler ve Ermeniler dahil olmak üzere kozmopolit bir yapı bulunuyordu. Çeşitli destanlarla abartılıp sayısının 500 bine ulaştığı ifade edilen ordu o kadar kalabalık değildi. Ancak ordunun 100 bin ile 200 bin arasında olduğu konusunda tarihçiler hemfikir. Ordunun personel sayısından ziyade teknik donamı çok güçlüydü. Büyük bir mancınık orduyla beraber taşınmaktaydı. Ayrıca o dönemin çeşitli gelişkin silahları birçok manda arabasıyla savaş meydanına taşınıyordu.

Bizans imparatoru Ayasofya’ya gidip dua ettikten sonra generalleriyle beraber sefer çıktı. Bu sefer sırasında Sivas’a kadar geldi. Burada hüküm süren ve Bizans ahalisine zulmeden Ermeni prenslerini sürgüne yolladı. Planı Azerbaycan üzerinden Türk başkentine yürümekti. Ancak tecrübeli generalleri bu fikrin doğru olmadığını, çok fazla uzaklaşılmaması gerektiğini ve Türklerin Erzurum civarında karşılanması gerektiğini savunuyordu. Diyojen sultan Alp Arslan’ı şaşırtmak üzere seferden önce ona bir barış teklifinde dahi bulunmuştu. Bu teklif karşılığında sultandan Malazgirt kalesini iade etmesini de istiyordu.

Malazgirt Meydan Savaşı gerçekleşmeden önce Bizans imparatoru çeşitli öncü kuvvetleri çevre yerlere sefere gönderdi. Bu kuvvetlerin hepsi Selçuklular tarafından bozguna uğratıldı. Bizans’a teslim olan Malazgirt kalesi içindeki halkı da Bizanslılar kılıçtan geçirdiler. Bizans ordusu çeşitli milletlerden meydana geldiği için aralarında birlik yoktu. Bizans ordusu 200 bin civarındayken Selçuklu ordusu epey küçüktü. Ancak Diyarbakır’a gelen Alp Arslan çeşitli boylardan askerler talep etmişti. Kürtler de dahil olmak üzere birçok grup orduya katıldı. Diyarbakır’da 10 bin kişilik gönüllü atlı birliği orduya dahil oldu. Bunun sonucunda ordu 50-60 bin civarında bir rakama ulaşmıştı. Ancak bu orduda birlik vardı ve ordu büyük oranda atlılardan oluşuyordu.

Alp Arslan sayıca az kuvvete sahip olduğunu biliyordu. Bu nedenle bir meydan savaşı konusunda tereddüt yaşıyordu. Bizans ordusunun durumunu da öğrenmek amacıyla Bizanslılara bir elçilik gönderdiler. Ancak Diyojen bu heyeti ciddiye bile almadı. Onlara kışı İslam ülkelerinin başkentinde geçireceğini söylemişti. Yani planına göre Malazgirt Meydan Muharebesini kazandıktan sonra İslam devletlerinin üzerine yürüyecekti. Meydan savaşının artık kaçınılmaz olduğunu gören sultan Alp Arslan bütün dünya Müslümanlarının duaları eşliğinde saldırıya geçti. Malazgirt Meydan Muharebesinde kahramanca savaşan Türkler Bizans kuvvetlerini perişan ettiler. Bu savaştan sonra artık Anadolu hızla Türkleşmeye ve Müslümanlaşmaya başladı.

Yorum YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sixteen − four =